İstanbul Havalimanı’nda sabah saat 08:00’da buluşuyor ve Kuzey Atlantik’in en etkileyici coğrafyalarından biri olan İzlanda’ya doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Türk Hava Yolları’nın TK 1641 sefer sayılı uçuşu ile Münih’e, ardından Icelandair uçuşu ile Reykjavik’e hareket ediyor; yerel saat ile 16:00’da İzlanda’ya varıyoruz.
Yaklaşık 140 bin nüfuslu Reykjavik, modern İskandinav yaşamını volkanik doğa ile buluşturan kendine özgü atmosferiyle dünyanın en farklı başkentlerinden biridir. Varışımızın ardından panoramik şehir turumuza başlıyoruz. İlk olarak, bazalt lav sütunlarından ilham alınarak tasarlanan ve şehrin simgesi haline gelen görkemli Hallgrímskirkja Kilisesi’ni görüyoruz. Ardından, cam cephesiyle dikkat çeken ve İzlanda’nın en önemli kültür-sanat merkezlerinden biri olan Harpa Konser Salonu önünde kısa bir fotoğraf molası veriyoruz.
Daha sonra Reykjavik Limanı boyunca ilerlerken Vikinglerin Atlantik’e açılışını simgeleyen etkileyici Sun Voyager heykelini görüyor, renkli evleri, sanat galerileri ve butik kafeleriyle ünlü şehir merkezini keşfediyoruz. Turumuz sırasında Parlamento Binası, Tjörnin Gölü, Eski Liman Bölgesi ve Austurvöllur Meydanı gibi Reykjavik’in en önemli noktalarını da yakından tanıma fırsatı buluyoruz.
Şehir turumuzun ardından merkezde yer alan birinci sınıf otelimize yerleşiyoruz. Bu akşam, yalnızca kısa bir mola verdiğimiz İzlanda, yarın başlayacak unutulmaz Grönland keşfimizin kapısını aralayacak. Dünyanın en az ziyaret edilen coğrafyalarından biri, dev buzulların ve el değmemiş Arktik doğasının hüküm sürdüğü Grönland’a doğru benzersiz yolculuğumuz sabah saatlerinde başlıyor.
Sabah erken saatlerde otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Reykjavik Havalimanı’na transfer oluyoruz. Bugün, yolculuğumuzun en heyecan verici bölümlerinden biri başlıyor; artık gerçek Arktik’e ve dünyanın en az ziyaret edilen bölgelerinden biri olan Grönland’a doğru yola çıkıyoruz.
Swan Hellenic misafirlerine özel olarak düzenlenen uçuş ile yaklaşık iki saatlik keyifli bir yolculuğun ardından Grönland’ın batı kıyısındaki Kangerlussuaq’a ulaşıyoruz.
İnuit dilinde “Büyük Fiyort” anlamına gelen Kangerlussuaq, yaklaşık 190 kilometre boyunca iç kesimlere uzanan görkemli fiyordu sayesinde Grönland’ın en önemli ulaşım kapısıdır. Bir dönem Amerikan Hava Kuvvetleri’nin stratejik üssü olarak kullanılan bu küçük yerleşim, bugün ise dünyanın en bakir kutup coğrafyalarını keşfetmek isteyen gezginlerin başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir.
Pasaport işlemlerimizin ardından kısa bir transfer ile limana ulaşıyor ve önümüzdeki yedi gece boyunca evimiz olacak, yalnızca yaklaşık 150 misafiri ağırlayan lüks keşif gemimiz SH Vega’ya yerleşiyoruz.
Konforlu ve zarif kabinleri, panoramik gözlem salonları ve samimi atmosferiyle SH Vega, klasik bir kruvaziyerden çok gerçek bir kutup keşif gemisidir.
Öğleden sonra gemimiz, Grönland’ın en uzun ve etkileyici fiyortlarından biri boyunca sessizce yol almaya başlarken, dev buzdağları ilk kez ufukta belirmeye başlıyor. Sonsuz tundralar, berrak kutup suları ve binlerce yıllık buzullar arasında ilerlerken, artık bambaşka bir dünyanın içinde olduğumuzu hissediyoruz.
Akşam saatlerinde Kaptan’ın düzenlediği hoş geldiniz kokteyline katılıyor, ekspedisyon ekibimizle tanışıyor ve önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz zodiac keşifleri, doğa yürüyüşleri ve yaban hayatı gözlemleri hakkında kapsamlı bilgi alıyoruz.
İlk akşam yemeğimizi ise Arktik’in büyüleyici manzaraları eşliğinde gemimizin seçkin restoranında alıyor; Grönland’ın el değmemiş doğasında geçireceğimiz unutulmaz keşif yolculuğuna keyifli bir başlangıç yapıyoruz.
Bugünkü rotamız, Grönland’ın en etkileyici doğal hazinelerinden biri kabul edilen Evighedsfjord, yani Sonsuzluk Fiyordu.
Yaklaşık 100 kilometre boyunca uzanan bu görkemli fiyort; dik granit dağları, yüzlerce metre yükseklikten dökülen şelaleleri ve denize kadar ulaşan dev buzullarıyla Batı Grönland’ın en etkileyici manzaralarına ev sahipliği yapmaktadır.
Sabah saatlerinde açık güverteye çıktığımızda bizleri, yalnızca uzaktan kopan buzulların yankısı ve zaman zaman su yüzeyine çıkan balinaların nefes sesiyle bozulan büyüleyici bir sessizlik karşılıyor.
Hava ve deniz koşullarının elverişli olması halinde zodiac botlarımızla fiyordun iç kesimlerine doğru keşif gezileri gerçekleştiriyoruz. Dev buz duvarlarının arasında ilerlerken Grönland’ın el değmemiş doğasını en yakından deneyimleme fırsatı bulacağız. Şanslı günümüzde kambur balinalar, minke balinaları, halka fokları, beyaz kuyruklu kartallar ve çok sayıda Arktik deniz kuşunu gözlemleyebiliriz.
Öğleden sonra ekspedisyon liderlerimiz, Grönland’ın jeolojisi, dev buz tabakasının oluşumu ve iklim değişikliğinin kutup coğrafyası üzerindeki etkileri hakkında ilgi çekici sunumlar gerçekleştiriyor.
Akşam saatlerinde ise güneşin alçak açıyla aydınlattığı dev buzulların oluşturduğu büyüleyici manzaralar eşliğinde unutulmaz bir Arktik akşamı yaşayacağız.
Volkanların ve Buzdağlarının Buluştuğu Eşsiz Dünya…
Qeqertarsuaq (Disko Adası) Bu sabah uyandığımızda gemimiz, Grönland’ın batı kıyısında, Disko Körfezi’nin en etkileyici noktalarından biri olan Qeqertarsuaq açıklarında demirlemiş olacak.
Yaklaşık 8.000 yıl önce meydana gelen volkanik faaliyetlerle oluşan Disko Adası, Grönland’ın geri kalanından farklı jeolojik yapısıyla dikkat çeker. Siyah bazalt kayalıkları, yemyeşil tundraları ve çevresini saran dev buzdağlarıyla Arktik’in en sıra dışı doğal güzelliklerinden biridir.
Hava koşullarının elverişli olması halinde zodiac botlarımızla karaya çıkıyor ve Grönland’ın en otantik İnuit yerleşimlerinden biri olan Qeqertarsuaq’ı keşfetmeye başlıyoruz. Rengârenk ahşap evleri, küçük limanı ve sakin atmosferiyle kasaba, kutup yaşamını en doğal haliyle deneyimleme fırsatı sunuyor. Dileyen misafirlerimiz ekspedisyon ekibimiz eşliğinde kısa doğa yürüyüşlerine katılarak bazalt oluşumlarını, tundra bitki örtüsünü ve etkileyici kıyı manzaralarını yakından keşfedebilir.
Disko Körfezi aynı zamanda Kuzey Atlantik’in en önemli balina yaşam alanlarından biridir. Özellikle yaz sonu ve sonbahar aylarında bölgede sıkça görülen kambur balinaları, gemimizin güvertesinden doğal ortamlarında izleme şansımız olabilir. Bu etkileyici karşılaşma, Arktik yolculuğumuzun en unutulmaz anlarından biri olacaktır.
Akşam saatlerinde ise SH Vega, dev buzdağlarının arasından sessizce ilerlerken kutup güneşinin yumuşak ışıkları Grönland’ın büyüleyici manzaralarını unutulmaz bir tabloya dönüştürüyor.
Kalp Şeklindeki Dağın Gölgesinde Bir Kutup Masalı…
Bugünkü rotamız, Grönland’ın en ikonik yerleşimlerinden biri olan Uummannaq. Adını, kasabanın hemen arkasında yükselen ve kalp şeklini andıran görkemli granit dağından alan Uummannaq, dünyanın en güzel kutup kasabalarından biri olarak kabul edilmektedir. Yaklaşık 1.500 kişinin yaşadığı bu küçük yerleşim, geleneksel İnuit kültürünün hâlâ günlük yaşamın bir parçası olduğu nadir yerlerden biridir.
Karaya çıktıktan sonra rengârenk ahşap evlerin arasından geçerek kasabanın dar sokaklarını keşfediyoruz. Yerel müzede Grönland’ın keşif tarihi, Inuit yaşamı ve kutup avcılığına ilişkin ilginç bilgiler edinirken, limanda geleneksel balıkçı tekneleri ve kızak köpekleriyle karşılaşma şansı buluyoruz.
Kasabanın çevresini saran dev buzdağları, akıntılarla birlikte gün boyunca yer değiştirerek her an farklı manzaralar oluşturuyor.
Öğleden sonra zodiac botlarımızla bu dev buzdağlarının arasında unutulmaz bir keşfe çıkıyoruz. Cam gibi sakin sularda yükselen dev buz kütlelerinin oluşturduğu mavi ve turkuaz tonları, Grönland yolculuğumuzun en etkileyici fotoğraf karelerine ev sahipliği yapıyor.
Akşam saatlerinde gemimize dönerken, Uummannaq’ın sessizliği ve doğallığı hafızalarımızda unutulmaz bir iz bırakacaktır.
Doğanın En Güçlü Gösterilerinden Birine Tanıklık…
Bugün rotamızı, Grönland’ın en etkileyici doğal harikalarından biri olan Eqip Sermia buzuluna çeviriyoruz. Yaklaşık beş kilometre genişliğindeki bu görkemli buzul, Grönland Buz Tabakası’nın denize ulaştığı en aktif noktalardan biridir. Her yıl milyonlarca ton buzun okyanusla buluştuğu bu bölgede, doğanın gücüne yakından tanıklık ediyoruz.
Hava ve buz koşullarının elverişli olması halinde SH Vega, buzul cephesine güvenli bir mesafeye kadar yaklaşacak ve zodiac botlarımızla keşif gezileri gerçekleştireceğiz. Zaman zaman büyük bir gürültüyle koparak denize düşen dev buz kütleleri, Arktik yolculuğumuzun en etkileyici anlarından birini oluşturacaktır.
Gün boyunca ekspedisyon ekibimiz, Grönland buz tabakasının oluşumu, buzul hareketleri ve iklim değişikliğinin kutup coğrafyası üzerindeki etkileri hakkında ilgi çekici bilgiler paylaşacaktır.
Akşam saatlerinde ise panoramik gözlem salonundan veya açık güverteden, gün batımının altın tonlarıyla aydınlanan dev buzulların büyüleyici manzarasını izleyerek Arktik’in eşsiz atmosferinin tadını çıkarıyoruz.
Dünyanın En Büyük Buzdağlarının Doğduğu Yer…
Bugün, Grönland yolculuğumuzun hiç kuşkusuz en unutulmaz günlerinden birini yaşayacağız. Sabah saatlerinde gemimiz, Disko Körfezi’nin kuzey ucunda yer alan ve dünyanın en etkileyici doğal miraslarından biri kabul edilen Ilulissat’a ulaşıyor.
Grönland dilinde “Buzdağları” anlamına gelen Ilulissat, adını hemen yanı başındaki görkemli Ilulissat Buz Fiyordundan almaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu olağanüstü doğa harikası, yaklaşık 60 kilometre uzunluğundaki Sermeq Kujalleq Buzulu tarafından beslenmektedir. Bu buzul, Antarktika dışında dünyanın en hızlı hareket eden ve en fazla buz üreten buzullarından biridir.
Her gün binlerce ton buzun denize ulaştığı bu bölgede, yüzlerce metre yüksekliğe ulaşabilen dev buzdağları, yavaşça Disko Körfezi’ne doğru yol alır. Mavi, beyaz ve turkuazın sayısız tonuna bürünen bu doğal heykeller, ışığın gün içindeki değişimiyle sürekli farklı bir görünüme kavuşur.
Karaya çıktıktan sonra, rehberimiz eşliğinde Ilulissat’ın sıcak ve samimi atmosferini keşfediyoruz. Renkli ahşap evleri, küçük balıkçı limanı ve yerel sanat galerileri, kasabanın kendine özgü karakterini yansıtır.
Dileyen misafirlerimiz, ahşap yürüyüş platformları boyunca uzanan doğa parkurlarında kısa yürüyüşler yaparak UNESCO Buz Fiyordu’nu farklı açılardan fotoğraflama fırsatı bulabilir. Yol boyunca sessizce ilerleyen dev buzdağları, bu yolculuğun hafızalara kazınacak manzaralarını oluşturacaktır.
Gemimize döndükten sonra Disko Körfezi’nden ayrılırken, açık güvertede sıcak bir kahve eşliğinde Grönland’ın neden dünyanın en büyüleyici kutup coğrafyalarından biri olarak kabul edildiğini bir kez daha hissediyoruz.
Geleneksel Grönland’ın Yaşayan Kalbi…
Bugünkü durağımız, yaklaşık 4.500 nüfusuyla Grönland’ın ikinci büyük yerleşimi olan Sisimiut. Yaklaşık 4.500 yıllık geçmişe sahip Sisimiut, Arktik kültürünün günümüze kadar kesintisiz yaşadığı en önemli yerleşimlerden biridir. Modern yaşam ile geleneksel Inuit kültürünün iç içe geçtiği bu kasaba, renkli evleri, tarihi kilisesi ve hareketli limanıyla ziyaretçilerine sıcak bir atmosfer sunar.
Rehberimiz eşliğinde gerçekleştireceğimiz yürüyüş sırasında eski kolonyal yapıları, yerel el sanatları dükkânlarını ve Grönland kültürünü yansıtan müzeleri keşfediyoruz. Sisimiut’u çevreleyen kayalık tepeler ve etkileyici fiyort manzaraları ise fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunuyor.
Öğleden sonra gemimize dönüyor ve kutup yolculuğumuzun son saatlerinin keyfini çıkarıyoruz.
Akşam ise Kaptan ve ekspedisyon ekibi eşliğinde düzenlenecek veda kokteyli ve gala yemeği ile bu unutulmaz Arktik keşfini zarif bir şekilde taçlandırıyoruz.
Sabah kahvaltımızın ardından SH Vega’ya veda ediyor ve havalimanına transfer oluyoruz. Swan Hellenic’in misafirlerine özel olarak düzenlediği uçuş ile yeniden Reykjavik’e ulaşıyor, ardından İzlanda’nın en ikonik deneyimlerinden biri olan Blue Lagoon ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz.
Volkanik lav tarlalarının ortasında yer alan Blue Lagoon, mineral bakımından zengin doğal jeotermal suları ve büyüleyici süt mavisi rengiyle dünyanın en ünlü termal lagünlerinden biridir. Sıcak sularda dinlenirken silika maskeleriyle kendinizi şımartabilir, bu eşsiz atmosferin huzurunu doyasıya yaşayabilirsiniz.
Rena Travel (Gezinin Elli Tonu) misafirleri için özenle planlanan bu özel deneyim, Grönland’ın vahşi doğasının ardından İzlanda’nın sakinleştirici yüzünü keşfetme fırsatı sunuyor ve yolculuğumuza unutulmaz bir dokunuş katıyor.
Ziyaretimizin ardından otelimize yerleşiyor, günün geri kalanında dinlenerek İzlanda’daki son gecemizin keyfini çıkarıyoruz.
Otelimizde alacağımız erken sabah kahvaltsının ardından havalimanına transfer oluyoruz. Iceland Air uçuşu ile Amsterdam’a saat 07:40’da hareket ediyor ve ardından Türk Hava Yolları uçuşumuz ile İstanbul’a hareket ediyoruz.
Geride yalnızca büyüleyici manzaralar değil; dünyanın en az ziyaret edilen coğrafyalarından birinde yaşadığımız benzersiz deneyimleri de bırakıyoruz. Dev buzdağları arasında gerçekleştirdiğimiz Zodiac keşifleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ilulissat Buz Fiyordu, görkemli fiyortlar, balinalarla aynı suları paylaşmanın heyecanı, geleneksel İnuit yaşamını yakından tanıma fırsatı ve Grönland’ın el değmemiş doğasında geçirdiğimiz unutulmaz anlar, bu yolculuğu hayat boyu hatırlanacak bir keşfe dönüştürüyor. Arktik’in büyüleyici atmosferini hafızalarımıza kazıdığımız bu eşsiz yolculuğun ardından İstanbul’a varıyoruz. HOŞ GELDİNİZ.
2022 yılında hizmete giren SH Vega, yaklaşık 152 misafir kapasiteli ve PC5 Polar Class sertifikasına sahip, kutup bölgeleri için özel olarak tasarlanmış seçkin bir keşif gemisidir. Klasik kruvaziyer anlayışından farklı olarak SH Vega, lüksü gerçek bir ekspedisyon deneyimiyle bir araya getirir. Ferah süitleri, panoramik gözlem salonları ve kutup koşullarına uygun ileri teknik donanımı sayesinde Arktik’in en ulaşılması güç bölgelerini konfor ve güven içinde keşfetme imkânı sunar.

Gemide sizleri bekleyen ayrıcalıklardan bazıları: